BİZİM MAHALLE
Mahallenin adı ETHEM mahallesiydi. Mahallenin tam girişinde eski, uzun bir köprü vardı. Bu köprüden giriş yapar mahalleye öyle adım atardınız. Mahallenin girişinden biraz ilerleyip, sola döndüğünüzde, tam köşedeydi evleri. İki…
IŞIK AVCILARI
Davulunu almış eline, gümbür gümbür vuruyordu. Çevre ahalilerden kimisi, davulun sesinden rahatsız oluyordu, kimisi ise onu sevinçle karşılıyordu. Bazen bu tepkiler, uykusundan uyanmak istemeyenlerin tepkisi oluyordu, bazen de ışıklarını açarak…
SESİNDEN GEÇERKEN
Bir ses duyduğun. Her gün yaşadığın aynı insanların sesleri, evet o sesler kulak hafızasındaydı. Her gün duyuyordun o sesi, ya bir gün, bir gün göremez ve duyamazsan, ses sana uzun…
ADALETİN KILICI
Kitaplarla bütünleşmeyi severdi, içinde bulunduğu dünyadan çıkıp, başka yerlere giderdi. Gökyüzü değişir, etrafındaki kişiler değişir, yol, yön her şey ve herkes bir anda onun baktığı gibi, görmek istediği gibi olurdu.…
KISAYOLLAR
“Geçecek” diye diye kendimizi ninni gibi uyuttuğumuz zamanlar. Dünya, beşik olmuş da sallıyor gibi uyuduğumuz zamanlar. Sesten uyuyamadığımız komşuların gürültüleri gibi, beynimizin içerisinde dönüp duran sözler, tavırlar, dokunan, tam da…
GÜNÜ KURTARMAK
Bazı sabahlar perdenin arkasından yüze vuran ışık huzmesi, varlığın temsili gibi parlıyordu. Geceyi sevse de, gün yüzüne çıkmak, yaşama bir kere daha merhaba demek gibiydi. Güne uyanmak zor geliyordu artık,…
KADINCIK ANA
Dünyanın sofrasında aç kalmış, terk eylemiş de, oturmamıştı sahte ikramların sofralarına. Rüyasında, onu bir bakırdan sofraya almışlar da, tüten bir somun ekmek, bir tabak ayran aşı ile ikram etmişler de…













