Yok, sayma varlığımı, yanındayım, elini tutan benim, sana bakan, hüzünle gözlerine bakan benim. İnsanın görülmemesi ne kadar da zor değil mi? Aynı yerden yaralı kuşun kanatları gibi iki kanat gibiydiler.…
Kilometrelerce yürüdüğün yolun adıdır Aşk. Beraber yürüdüğün, ellerinde ki yüklerini bırakacağın bir yerin olmadığında bile, taşıdığın yükün, ellerinizdeki oluşan izlerini ve morarmış parmaklarınızı yarıştırdığınız zamanların adıdır AŞK. Hanginizin yükünün ağır…
Ali İmran Suresi 45. Ayet der ki, İlk uyarıdan bir süre sonra melekler Meryem’ e Ya Meryem Allah seni verilmiş bir kararın yani bir kelimenin haberi ile de müjdeliyor O’nun…
“İnsanın en huzurlu olduğu anları, içindekilere, kendisine giden yolculuğuna çıktığı, öz varlığına giden yollarda yoğunlaştığı anlardır”dedi. Öyle bir andı onun ki, ancak ne olduğunu bilmediği bir duygu hali ile kendini…
Yol, sen olsan da var, olmasan da. Çıkmaya korktuğu yolculuk, o olsa da olmasa da hep vardı. Dünya da öyleydi, sen olsan da, olmasan da hep var olacaktı, olmak zorundaydı.…
Taş evinde oturmuş, üzerinde kırık beyaz renkli, keten bir kıyafet vardı. Sık kirpikleri, ince kaşları ve kahverengi gözleri adeta duruluğun simgesiydi. Gözlerine bakmak bir rüya âlemine giriş gibiydi, derin bakan…
“Bahçede oturmuş, toprağı kazıyordu. Kazıyordu ancak bir yandan da içini çeke çeke ağlıyordu. Bu bir acının verdiği gözyaşı değildi. Onun ağlaması hasrete akan gözyaşlarıydı”. Bahçede bir kuyu vardı, kuyudan su…
Deli kundurası taktılar ayağıma, Velisinden verdiler başa bir takke, Gördü gözüm, işitti kulağım, Nice yarendi, hasrete gark olduğum, Baharın yelinden sıyırdılar, böğrümü Sancı çektim, bir ana gibi Dediler doğuranda sen,…
Onu ilk kez gördüğünde, bir kapının eşiğine oturmuş kapının pervazını dili ile yalıyordu. Saçı başı dağılmış haldeydi. Üstündeki eski kıyafetlerle sadece fakir gibi görünüyordu. “Amca neden burada oturup dilini buraya…
Onun yaşadığı şehir öyle ıssız ve sessiz değildi. Azgın suların pençesinde yuvasını bulmaya çalışan balıklar gibi, dalgalarlarla her daim mücadele etmek gerekirdi. Yaşam, yuvaya varmak ve yuvadan çıkmaktı, ikisi arasında…